NEDEN ?

Kapsayıcı ve herkes için erişilebilir bir festivale NEDEN gerek var ?

Alt başlıkların içerikleri bu sorunun cevabını oluşturacaktır.

  • Tarihçe
  • Festival ekonomisi
  • Hedef kitle potansiyeli
  • Sosyal Etki yaklaşımı
  • BM SDG taahhütleri
  • Organizatör , yatırımcı ve/ya sponsor firmaların ESG tutumları
  • Müzik gruplarının ve/ya müzisyenlerin engellilik halleri

Tarihçe;

“ Müzik festivallerinin tarihi Antik Yunan’daki spor müsabakalarına kadar götürülüyor. O dönemden itibaren -belki de çok daha öncesinden itibaren- müzik, dünyanın her yerinde kültürel buluşmalarda önemli rol oynuyor.

Müzik festivali denince ilk aklımıza gelen Woodstock Festivali öncesinde 50’li ve 60’lı yıllarda başka örnekler ortaya çıkıyor. 1967’de düzenlenen Monterey International Pop Festival, Amerika’nın ilk büyük rock festivali olarak anılıyor. Hemen ardından da 1969’da Woodstock geliyor. Bu festivaller toplumsal politikalara karşı çıkışı simgeleyen, barışı ve aşkı gündeme taşıyan, baskıcı toplum geleneklerini sorgulayan müzik festivalleri olarak aktivist hareketlerle paralel olarak gelişiyor. 2000’li yıllara gelene kadar müzik festivalleri genellikle aktivizmle, toplumsal baskılara karşı çıkışla, özgürlük ile özdeşleşiyor.

Woodstock’ın ardından müzik festivalleri 1970’ler boyunca, Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın pek çok bölgesinde büyük müzikal buluşmalar gerçekleştirerek popülerleşiyor. Rock festivallerinin hem sayıları hem de punk ya da metal müzik gibi farklı kategorilere bölünen türleri artmaya devam ediyor.

Bir karşı kültür olarak örgütlenen elektronik müzik sahnesi ise, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından yeraltından yerüstüne çıkabilecek yasal boşlukları buluyor ve bunu değerlendiriyor. Böylece ana akım müzik sahnesini etkilemeye başlayan önemli bir değişken olarak ortaya çıkıyor ve müzik festivallerini de etkilemeye başlıyor.

Yine 90’larda bugün halen devam eden Lollapalooza, Coachella festivalleri ilk kez düzenleniyor. 1999’daki ilk Coachella Festivali’nde Beck, Jurassic 5, Rage Against the Machine’i izlemek üzere 10.000 kişi bir araya geliyor.Aynı festival 2017 yılında 125.000 kişiyi bir araya getiriyor. Yani 2000’lerde müzik festivallerinin sayısının artışının yanı sıra, bu festivallere gelen izleyici sayılarının da arttığını genel eğilim olarak söyleyebiliriz.”  ( Ülker Uncu / Artizan,2019 )

Festival Ekonomisi;

“2000’li yıllarda “gençlik festivalleri”nin sayısının artmasının önemli bir nedeni, festivallerin kâr getirici bir ekonomik faaliyet olarak görülmesi ve büyük şirketlerin bu alana yatırım yapmaya başlamaları oldu. Öte yandan albüm satışlarındaki düşüş nedeniyle müzisyenler de ağırlıkla konserler üzerinden para kazanmaya başladı ve daha fazla konser vermenin olanaklarını arttırmaya dönük bir talep oluştu.

 

Müzik festivalleri dünyanın çok farklı yerlerinden gelen müzik gruplarını ve bu grupları dinlemeyi, izlemeyi isteyecek çok sayıda seyirciyi bir araya getiriyor. Festivalin, yapıldığı şehrin ekonomisine ciddi desteği olduğu için şehirdeki/kasabadaki ticari gruplar, belediyeler ve yerel yönetimlerden festivallerin desteklenmesini istiyor. Festival bir festival alanında gerçekleşiyorsa kurulan ses ve ışık sistemleri ile çok sayıda grubun konseri gerçekleştiriliyor. Teknik sistemleri kuran ekiplerle tek bir konser için yapılabilecek sözleşmeden çok daha makul rakamlarla bir anlaşma yapılabiliyor.

 

Festivaller için sponsorluk anlaşmaları daha rahat yapılıyor. Çünkü bir konseri izleyecek kişi sayısı 1000-1500 ise, bir festivali izlemeye 10.000, bazen 100.000 kişi geliyor. Sponsorlar açısından bir seferde binlerce, yüzbinlerce kişiye birebir ulaşma olanağı sağlanmış oluyor. Aynı zamanda tek bir konserin tanıtım maliyetiyle kıyaslandığında, festivallerin tanıtım harcamaları birçok etkinliği birden içererek çok daha makul rakamlara mal oluyor. Bir duyuruyla çok sayıda bilet satılabiliyor. Kısacası festivaller tek bir konserin maliyet ve gelir dengesine göre oldukça avantajlı olabiliyor. 

Festival için şehre gelen çok sayıda kişi, şehrin, kasabanın otel, yemek, ulaşım gibi hizmet sektörünü oluşturan işletmelere, hatta araştırmalara göre kıyafet, ayakkabı satan dükkanlara önemli bir gelir kapısı açıyor. Çok sayıda yarı zamanlı iş olanağı sunuyor.

Müzik festivalleri artık müzik endüstrisini etkileyen, hatta şekillendiren, yapıldıkları şehrin ekonomisini ve turizmini canlandıran ticari bir yapıya bürünmüş durumda.”

 ( Ülker Uncu / Artizan ,2019 )

NEDEN sorusu açısından tartışmasız en önemli gerekliliklerden biri , festivalin konusu olan sanatçıların ( grup veya kişi ) herhangi bir engellilik durumu yaşıyor olmasıdır. Herkes İçin Müzik Festivalleri Rehberi içinde profilleri sunulan ünlü sanatçılardan herhangi birinin festivalin ana davetlisi olduğu bir durumda yapılmış olan tüm erişilebilirlik düzenlemeleri tam karşılığını buluyor olacaktır. Rekabet avantajı açısından bakıldığında muhtemel ki engelli sanatçılar sahneye çıkacakları , ülke , şehir , festival ve/ya etkinlik seçerken altyapının ve diğer hizmetlerin erişilebilirlik standartlarında olup olmadığına göre de karar vermektedirler.

Destinasyon tercihleri bağlamında çok çarpıcı bir örnek UNWTO ve ENAT tarafından yapılan araştırmalarda görülebilir. Her yıl dünya ölçeğinde 400 milyon engelli birey seyahat etmekte ama bu önemli kalkınma fırsatı pastasından Türkiye neredeyse hiç pay alamamaktadır. Tek nedeni erişilebilirlik hizmetlerinin yoksunluğudur. Engelli ve ünlü müzisyenler açısından da tercih nedeni olabilmek için konser ve/ya festival organizasyonunun mutlaka uluslararası standartlarda erişilebilir olması gerekmektedir.